Bir doğumgünü partisinin anatomisi

imageKızım doğduğundan beri her haziran ayında gittiğimiz doğumgünleri bana tehlikenin yaklaştığını hatırlatır. Kızımın doğumgünü yaklaşıyor! Doğumgünün nesi tehlikeli denebilir ama Bodrum’un kavurucu yaz sıcağında doğumgünü yapmak gerçekten zor iştir. Ve ben bir acemi anne olarak 1 yaşından itibaren her yıl doğumgünü için üşenmeden parti düzenledim. 1 yaş kutlaması için hadi ilk heyecandı diyelim. Peki ya sonrakiler?! Ben ettim siz etmeyin!!

İlk yaşını evimizin bahçesinde kutladık. Sanırım 40 kişi civarında misafir vardı. Yerlerde onlarca bebek,kimi emekliyor kimi yürüyor. Sıcaktan sırtımdan bir Niagara şelalesi kıvamında ter boşalmakta. Defne kendisine bir doğumgünü partisi verildiğinden haberdar mıydı bilemiyorum. O daha çok gördüğü hediyelerin kutularını kemirmekte ve henüz emeklediği için yerde bulduğu nesneleri ağzına götürmekle meşguldu. Neyseki anne arkadaşlarım bana yardımcı oldular da bu ilk partiyi alnımın akıyla atlattım. Ve o gece tabanlarım zonklarken kendi kendime dedim ki “Bu bir seferlikti, bir daha doğumgünü partisi mi,asla”

Aradan bir yıl geçti ve yine Haziran’da katıldığımız bir doğumgününde tuhaf bir irkilme yaşadım. Evet,geçen yıl kendime söz vermiştim ama kız da artık bebeklikten çıkmıştı. Doğumgünlerinde arkadaşlarıyla koşturmaktan zevk alıyordu. Artık ufak da olsa bir arkadaş çevresi vardı. Bu yıl da kutlamak güzel olurdu onun için. O halde ufaktan hazırlıklara başlasam iyi olurdu. Ama geçen yıl Temmuz’da kavrulduğumuz için bu sene tarihi biraz daha öne çekeyim dedim ve Haziran’ın sonunda 2. yaş gününü kutladık. Epey kalabalık bir partiydi. Bu arada annem maalesef sıcağı sevmediği için yanımda değil,yardımcım yok. Organizasyon benim elimden geçiyor. İkramlarda katkıda bulunan anne arkadaşlarımın dışında hem evde birşeyler hazırlamaya çalışıyorum hem de dışarıya birşeyler sipariş ediyorum. Tabii ki geçen yıl ki emekleyen bıdıkların hepsi çoktan ayaklandıkları için parti tam bir curcuna havasında geçiyor. Ayaklarım beni zorlaken tek motive eden şey kızımın ve arkadaşlarının eğlendiğini görmek. O gece yorgunluktan bayılmış bir halde yatağa yatarken aklımdan tek bir düşünce geçiyor “seneye hatta 18 ine kadar doğumgünü partisi yok!”

image “EĞER SENEYE DOĞUMGÜNÜ YAPMAKTAN BAHSEDERSEM SURATIMA BİR TOKAT ATIN!”

Aradan geçen bir yılda kızım emziği bıraktı tuvalet eğitimini tamamladı ve anaokuluna başladı. Artık kendi tercihleriyle hayatını yaşıyor. “Bu elbiseyi giycem,o ayakkabıyı sevmiyorum,ben bamya sevmeeeem...” diyerek evin içinde dolanıyor. Gittiğimiz doğumgünlerinde “benim igidoğdumum ne zaman?” diye sormaya başlayınca geçen iki yılda kendime verdiğim sözler aklıma geliyor. Ve gerçekten yeni bir doğumgünü partisi için kendimi hiç hazır hissetmiyorum. Ama maalesef kızımın o yaş evresinin takıntısı olan angry bird lü pasta hayalini daha fazla ertelemeden kendime verdiğim sözleri yutup yeni parti hazırlıklarına başlıyoruz. 3. yaşgünü için evde bir parti organizasyonunu bünyem kaldıramayacağından mekan olarak Turgutreis’teki Ecofarm’ı seçiyoruz. Bu sefer gelecek davetlilerden balonlara pasta çeşidine çoğu şeyi partinin sahibi kendi seçiyor. Yine arkadaşlarıyla çok eğlendikleri bir parti oluyor ve bu sefer dış mekanda doğumgününü kutladığımız için biraz daha az hasarla bir temmuzu daha atlatıyorum. Ama yine o gece içimden geçirmeden edemiyorum “Bu 3 doğumgünü partisi çocukluk hatıraları için yeter,seneye evde aramızda bir kutlama yaparız!” Hatta bu kararımı pekiştirmek için arkadaşlarıma şöyle dedim “Eğer seneye doğumgünü yapmaktan bahsedersem suratıma bir tokat atın!” Peki işe yaradı mı? Tabii ki hayır!!

image

4 yaşına gireceği senenin başından itibaren Temmuz’a kadar olan tüm arkadaş doğumgünleri boyunca Defne hep aynı soruyu sordu “Benim partim ne zaman olacak?Ne kadar kaldı doğumgünüme!?” Ve sonucu biliyorsunuz. 4. yaşgünü için de yine bir parti yaptık. Yapmazsam sonuçlarına katlanmam lazımdı. Çok eğlendi ve değdi de. Ama bir çocuğum daha olursa asla ve asla ilk 3 yıl doğumgünü kutlamazdım. İlk 3 yıl çocuğun karakterinin ve tercihlerinin oturduğu zaman olduğu için doğumgünlerini anne daha çok kendi için yapıyor. Bu bebeklik dönemlerinde de çocuklar için doğumgünüymüş partiymiş pek de umurlarında olmuyor. Onlar için daha çok arkadaşlarıyla koşturabilecekleri bir ortamın olması yeterli. Gerisi ise teferruat. Anneyi fena yoran cinsten hem de. 4 yaştan itibaren farkındalıkları arttığı ve karakterleri iyice oturduğu için ister evde çekirdek aile kutlaması ister okulda pasta kesmesi ya da büyük bir partiyle evin küçük patronlarının yeni yaşlarını kutlamak daha eğlenceli olacaktır. İlk 3 yıl bünyeyi fazla yormayan anne de bu organizasyondan alnının akıyla ve enerjik bir şekilde çıkacaktır. Bu yıl ki doğumgününün gecesinde yatarken yine aklımdan geçirmeden edemedim “Düğününe dek bir daha doğumgünü yok!”

(Visited 244 times, 1 visits today)
0

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir