Etiket arşivi: çocuk

İstanbul’da yarı yıl tatili

15 günlük yarı yıl tatiline sayılı günler kala anneleri “Bu tatilde çocukları nasıl oyalasak?” düşünceleri almıştır diye tahmin ediyorum. Bütçesi ve zamanı el verenler yarı yıl için seyahat planları yaparken kimisi de fırsattan istifade akraba ziyaretleri için çocuklarla memleket yollarına düşmeyi planlıyor. Olur da yolunuz düşerse ya da henüz bir seyahat planı yapmadıysanız çocuklarla küçük bir İstanbul kaçamağı yapmanız için size bazı aktivite merkezlerinden bahsetmek istiyorum. Okumaya devam et

Omuzuna yükler yerine martıları kondurmuş bir anne: Yasemin Aslıhan Babalık

yaso 2
Şubat ayının 14’ünde blogumun 8. yaşı doluyor. Yıllar öncesinde bir gece bilgisayar başına oturup da kendi halinde bir yemek blogunu keşfetmemle başladı tüm hikaye. O gece ismini ne koysam, ne yazarım, ne anlatırım falan derken “Ordan Burdan Hayattan” dedim ve başladım bloglamaya. Okumaya devam et

KREŞ İŞLEVLİ SİNEMA SALONLARI

Ailecek çizgi filmleri severiz. Sevdiğimiz için de bazı özel çizgi ve animasyon filmleri sinema salonunda seyretmekten kızım kadar biz de keyif alıyoruz. Ama durum her zaman böyle olmuyor. Bazen sırf o istiyor diye, içeriğini uygun bulduğumuz çocuk filmlerini seyretmesi için sinemaya pek de gönüllü olmadan götürüyoruz. Ve filmin konusu ya da karakterleri ilgimi çekmiyorsa o zor geçen 2 saatlik sürede sıkıntıdan hayatımı gözden geçiriyorum:) Okumaya devam et

“Oyuncaksız kreş” projesi!

imageÇocukluğumu hatırladığımda aklıma oyuncaklarımla ilgili birçok anı geliyor. O dönemin çocuklarına göre biraz şanslıydım sanırım. Mobilyalı bir bebek evim,bambudan bebek pusetim,evcilik eşyalarım ve bebeklerim vardı. Ama her bir oyuncağın ne zaman ve nasıl alındığını aşağı yukarı hatırlıyorum. Çünkü şimdiki çocuklara alındığı gibi her gün oyuncak alınmazdı. Özel günlerde,bir okul başarısında ya da çok uzun bekleyişlerin ardından (yurtdışından teyzeye halaya sipariş edilmişse) o günlerce rüyalarına giren oyuncağa kavuşulurdu. Kavuşamadığım zamanlar da olurdu. Babam kendi imkanlarıyla el emeği birşeyler yaptığında o oyuncağı da Okumaya devam et

Yeter ki sağlık olsun (Bir havale hikayesi)

imageAnne-kız hırlaşmaları son günlerde yavaş yavaş ortaya çıkmaya başladı. Hoşumuza gitmediği durumlarda birbirimize pençelerimizi gösterir olduk. Bunlar ergenlik döneminde yaşanmıyor muydu?Daha o döneme çok var diye rahat rahat dolanırken Defne “benim bedenim,benim kararım” hallerine çoktan girdi bile. “Onu giymem,bunu sevmem,ben onu bebekken yerdim şimdi ağzıma sürmem…” Bazen durumu nasıl kontrol altına alabileceğimi düşünmek için askeri strateji uzmanı hassasiyetinde davranmam gerekiyor. Bazen de daha bunun ergenliği var diye düşünüyorum. Ve başıma ağrılar giriyor. Sonra akşam o uykuya daldığında masumiyetinde kaybolup ne kadar saçma şeyler yüzünden gerildiğimizi farkediyorum. Kendime kızıyorum. Ve aklıma onu sonsuza dek kaybetmeye çok yaklaştığımız o kabus gün geliyor. Okumaya devam et

Erkek çocukları Mars’tan ,kız çocukları Venüs’ten

imageBir kız çocuğu yetiştirirken, bir kadın olarak erkeklerden gerçekten de ne kadar farklı olduğumuzun daha iyi farkına varıyorum. Hani Cem Yılmaz’ın meşhur skeci vardır ya “kadınlar ikna etmek için yaratılmış“. Kadınların doğduğu andan itibaren master degree “yalancı” olduğu ile ilgili komik tespitlerinin olduğu ve bence doğruluk payının da bulunduğu bir skeç.
Daha 4 yaşındaki kızım şimdiden işine gelmediği durumlarda numara yapmaya başladı. İstemediği bir yemek olduğu zaman “karnım ağrıyor” demek ya da hiç canı yanmadığı halde Okumaya devam et

Elsamaniac

imageSabah erkenden kalkılır. Kahvaltıya oturulur. Elsa dergisinde rastgele seçilen bir kaç faaliyet yapılır. Bitince biraz Frozen filmi seyredilir. “Let it go” şarkısı yeniden yorumlanarak “badigoooğ” diye böğrülerek şarkıya eşlik edilir.Kahvaltı bitince akşamdan giyilen Elsa pijamaları çıkarılır ve okul için Elsa elbisesi giyilmek istenir. Önceki günden elbisenin kirli sepetine gittiği öğrenilince yaşanan ufak bir sabah krizinin ardından Anna tshirt ü giyilmeye ikna edilir. Evden çıkmadan Elsa matarasından bir kaç fırt su içilir. Elsalı sırt çantası alınır ve okul yoluna çıkılır. Okumaya devam et

Bırakın küçük çocuğunuz “HAYIR” desin

IMG_3783Mutfağa girdiğimde 2 yaşındaki sarı saçlı kızımı pembe uyku tulumuyla tezgahın yanında bir sandalyenin üzerinde dikildiğini gördüm. Parmaklarını yağ kavanozunun içinden çıkarıp şeker kavanozunun içine daldırmakla meşguldu. Mutfağa girdiğimi gördüğünde oyununu sonlandıracağımı düşünerek parmağını bana doğru dikti ve kararlı bir şekilde “HAYIR” dedi. Okumaya devam et

Bodrum annesi İstanbul annesine karşı

İstanbul maalesef oradan ayrılırken bıraktığım İstanbul gibi değil artık. Kalabalığını,trafiğini geçtim bir de son yıllarda bu kaosa “kentsel dönüşüm” denilen betonlaşma kavramı girdi. Her mahallede sokak başına 3-5 şantiye düşer olmuş. Zaten tıkalı caddelerden kaçabilmenin tek yolu olan ara sokaklar da bitmiş durumda. Bodrum’a ilk yerleştiğimiz yıllar bir fırsat çıksa da gitsem dediğim memleketime şimdilerde gitmemek için on takla atıyorum. Ve artık oraya tek gitme sebebimiz var o da aile ziyaretleri.

Okumaya devam et